[B]
Çok yorgunum oysa. Başım yastığa düşer düşmez uyurum sanıyordum. Ama ne mümkün ? Yatağım mermerden sanki.*
Üşüyorum.*
Katrandan kara bir gece kapaklanıyor üzerime. Ben bana tutsak, ben bana hücre. Ve sığınıyorum içime.*
Gece karanlık… Gece ayaz..*
Konuşsam sözcüklerim havada kırılacak sanki. Sanki gökyüzü buz tutmuş. Hani uzanıp dokunuversem, zifir parçacıklar dökülecek üzerime.*
Üşüyorum.*
Yıldızlar… Her gece avuçlarıma düşecek kadar yakın olan yıldızlar.*
Akşamları boğazın serinliğinde yakamozlaşan ve adeta yavuklulara göz kırpan yıldızlar..*
Onlarda üşüyor mudur acaba?*
Ya sen?*
Gül yüzünü gecelere nakış nakış dokuduğum.*
İsmini tespih edip günde binlerce kez okuduğum..*
Sen de üşüyor musun?*
Senin de düşüncelerin buz tutuyor mu ?*
Bu hasret senin de uykularına saplanıyor mu apansız ?*
Hala dinliyor musun sana yazdığım o türküyü?*
Hala okuyor musun sana yazdığım şiirleri ?*
Hala ağlıyor musun gizli gizli.. Islatıyor musun geceyi gözyaşlarınla..*
Ve hala ağlatıyor musun baharları..?*
Peki ya aklına geldiğimde gözlerin ışıl ışıl oluyor mu halâ ?*
Dudaklarına çocuksu bir tebessüm yayılıyor mu ?*
Avuçların terliyor mu ismimi duyduğunda ? Yanakların allanıyor mu ?*
Sahi daldığında hala ısırıyor musun dudaklarını ?*
Öfkelendiğinde sol gözün seyriyor mu halâ ?
Sana verdiğim o yüzükle konuşuyor musun? Beni şikayet ediyor musun ?*
Özlediğinde kutsal bir emanet gibi öpüp seviyor musun onu?*
Sorular… Sorular… Sorular…*
Beynimi kemiren sorular..*
Sorular.. Sorular.. Sorular…*
Ateşi yakan, suyu ıslatan, soğuğu donduran sorular..*
Sorular.. Sorular.. Sorular…*
Cevabı suskunluktan ağır sorular…*
Çaresiz tutuyorum kendi ellerimden. Kendi dizlerime koyuyorum başımı. Ve kendi kalabalığımda kayboluyorum umarsız.*
Kim bilir kaç geceyi devirdim sensiz. Ve kim bilir kaç gece daha pusuda. Yüreğimde bir yetim ağlıyor çığlık çığlık.*
Odamı değil, dünyayı kaplıyor bu vaveyla..*
Buymuş senin sevgin..*
Buymuş senin san’atın..*
Bir şiirlikmiş*
Gönlümde saltanatın*
Gittin…
[/B